Bu konu ‘Malatya Kale Tarihi’ Kategorisindendir
Mart Ayı Kayısı Fiyatları
Çarşamba, Mart 17th, 2010Malatya Kale (izollu) İlçesi Eski Tarihi Resimleri
Cuma, Ağustos 21st, 2009Bu yazımızda Malatya Kale izollu ile ilgili yağtığımız araştırmalar sonucu çok eskilere dayanan resimlerini bulduk..Resimlerde Kale izollu ilçesinin çok eski durumda ki halini görebileceksiniz…Resim araştırması moderatörümüz Gökhan Öztürk tarafından yapılmıştır..Eklediğimiz resimlerde 3 resim Ahmet Duman’ a ait olup diğerleri kim tarafından çekildiği bilinmemektedir..
Burada Kömürhan köprüsünün bulunduğu mevkinin1909 yılında çekilmiş bir resimidir

İşte Çok eskilerde çekilmiş bir Kale izollu Bulunduğu bölge Habib uşağı köyü

1909 yılında çekilmiş Kale izollu köyü ve izollu köylüleri su kenarında

Kuşbakışı Kale izollu

Kale izollu köylerinden Pınarlı köyünün çok eskilerde çekilmiş bir resimi

Malatya Kale izollu Haritası ve Özellikleri
Pazartesi, Ağustos 10th, 2009Daha Büyük Haritayı Görüntüle
Yüzölçümü: 192 km2
Toplam Nüfusu: 9 569 (2000 Genel Nüfus Sayımı’na göre)
Şehir Merkezi Nüfusu : 3 966 (2000 Genel Nüfus Sayımı’na göre)
Nüfus Yoğunluğu : 61
ilçe 09.05.1990 tarih ve 3644 sayılı kanunla 20 Mayıs 1990 tarihinde kurulmuş olup, eski ismi yörede İzollu olarak bilinmektedir. 1560 yılma ait tahrir defterine göre îzoli Komri, yani bugünkü Kömürhan yöresi anlaşılmaktadır. Tahrir defterinde ayrıca izoli Köyü olarak zikretilmektedir. îzoli Köyünün yaklaşık 430 yıllık bir tarihçesi bulunmaktadır.
18. yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu’ nda İskan Siyaseti adlı esere göre 1760 yılında 1000 çadıra sahip olan, Malatya kazasının Çoban nahiyesinde yaşayan halk Erzurumda yaylayan, Diyarbakır’da kışlayan ikili bir hayat tarzına sahipti. Bunlar, 16. yüzyıl belgelerine göre Türkmenler grubundandır. İlçenin yüzölçümü 192 km2 dir.
İlçe Malatya’ya 33 km. uzaklıktadır. 2000 genel nüfusuna göre toplam nüfusu 9.569, şehir nüfusu 3.966, köy nüfusu 5.603′tür. İlçenin bucağı yoktur. Merkez olmak üzere 1 belediyesi, 19 köyü ile 43 mezrası vardır. Doğusunda Elazığ, batısında Malatya il merkezi, kuzeyinde Karakaya Barai Gölü sahası ile Elazığ ilinin Baskil ilçesi, güneyinde Pütürge ilçesi bulunmaktadır.
ilçe; iklim bakımından kışları soğuk ve yağışlı, yazları sıcak ve kurak bir özellik göstermektedir. Malatya merkezine göre kışları daha ılıman geçmektedir. Nüfusunun tamamı tarımla uğraşır. Özellike de kayısıcılıkla uğraşan halk az da olsa hayvancılık ile uğraşmaktadır, ilçede okuma yazma oranı 1980′de %79, 1985′te %83, 1994′de %86 olarak tesbit edilmiştir.
Arkeolojik çalışmalarla Kale köyünde 1 adet Kale kalıntısı ve eski Pilot köyünde (Karakaya Baraj Gölü’ne su tutulmadan önce) yapılan kazılar sonucu çıkarılan eserler mevcut
Tarih : İzollu’nun yaklaşık olarak 430 yıllık bir tarihçesi bulunmaktadır. Ama, ilçe toprakları üzerinde milattan önceki zamanlarda yerleşimin meydana geldiği bilinmektedir. Karakay Baraj Gölü suları altında kalan Pirot Höyüğü, Bizans İmparatoru Pirot’tan kalmaydı. Ayrıca “İzollu olarak da buranın önemli bir yerleşim birimi olduğu bilinmektedir. İzollu adının çok eski tarihlerde buraya yerleşmiş bulunan bir aşiretten geldiği söylenmektedir. Önceleri Malatya merkez ilçeye bağlı bir nahiye iken, 9 Mayıs 1990 tarihinde 3644 sayılı kanunla ilçe haline getirilmiştir.
İbrahim Oğlu Ahmet Nağşibendi İlanoğulları
Cuma, Temmuz 10th, 2009İbrahim Oğlu Ahmet Nağşibendi İlanoğulları ( Ahmet Baba – Ahmet Efendi )
Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Küçük yaşta ilim öğrenmeye başlayan Ahmet Efendi kerametler sahibi, olgun ve yüksek bir zattı. Devamlı ibadetle meşgul olur bazı günler dünya meşgalelerinden sıyrılarak belirli bir süre Allaha ibadet etmek için itikâfa girerdi. Kalbinde dünya düşünceleri bulunmayıp birçok kişiye doğru yolu göstererek saadete kavuşmasına vesile olan Ahmet Efendi 12 yıl senelik oruç tutmuştur. Kimilerine göre de 30 küsur sene 3 aylar orucunu tuttuğu söylenmektedir.(Şu an günümüzde yaşayan torunlarından bir tanesi en az 15 yıldır üç aylar orucunu tutmaktadır.) Ahmet Efendi daima Kuranla meşgul olup her gün Kur’an-ı Kerim okurmuş.
Bir gün çocukları güneşin altında ekin biçerken Ahmet Efendide Kuranını alıp güneşin altında okumaya başlar, Oradan geçen birisi Ahmet Efendiye;”Gölge varken neden güneşin altında kuran okuyorsun” diye sorar. Ahmet Efendi parmağını uzatarak çocuklarını gösterip:”Çocuklarımda güneşin önünde, onun için bende güneşin altında oturuyorum” der ve kuran okumaya devam eder
Ahmet Efendi Vefat etmeden önce yakınlarına;”Eğer ben vefat edersem bir sene geçtikten sonra gelin benim mezarımı kazıp bakın benim bedenim çürümüşse kapatın gidin,eğer çürümemişse gelin benim üzerime kubbe yapın.”der.Vefatından sonra yakınları Ahmet Efendinin bağlı olduğu bir İmam Efendiye gider ve derler ki;Ahmet Efendi böyle böyle demişti.Bakmışlar ki Ahmet Efendinin çocuğu 7 yaşlarında.Demişler ki siz bu mezarı kazarsanız masrafı çok olur,bu yetim çocukta bu kadar parayı veremez.Ne yapalım derlerken, O zat: “Gidin Ahmet efendinin mezarından biraz toprak alın götürün süte atın eğer süt maya olursa gidin kubbe yapın” der.Onlarda o zatın dediği gibi Ahmet Efendinin mezarından biraz toprak alıp sütün üzerine serpmişler sabahleyin kalkmışlar ki bakmışlar süt yoğurt olmuştur.
O zaman çamurlarla ağaçlarla kubbe yapılmış ama bir süre sonra yağmur ve kar sularına dayanamayıp yıkılınca yerine torunları tarafından şu anki türbe yaptırılır.Şu anda günümüzde bile Ahmet Efendinin mezarından biraz toprak alınıp süte atılırsa süt yoğurt olmaktadır.
Ahmet Efendinin Türbesine çıvar köylerden ve uzak diyarlardan şifa bulmak için insanlar gelmektedir.Bazen de türbesinde uyuyanlar ve sabahlayanlarda vardır.Torununun anlattığına göre;Bir gün ferçli bir adam kışın türbeye getirilir.Ferçli hastayı getirenlerin tüm ısrarlarına rağmen ferçli hasta:” Bu gece türbede sabahlayacağım bana yorgan ve gaz ocağı getirin” der bu istekleri yerine getirip ferçli hastayı türbede bırakıp,Köydeki evelerine gelip uyurlar.Sabah olunca birisinin pencereyi tıklattığını görürler.Bakarlar ki ferçli hasta iyileşmiş yürüyerek eve kadar gelmiştir.Ahmet Efendinin Kabr-i Şerîfi Salkımlı Köyü mezarlığındadır.


